Dolar 8,5291
Euro 10,1001
Altın 493,87
BİST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Siirt 40°C
Sıcak
Siirt
40°C
Sıcak
Cum 40°C
Cts 38°C
Paz 38°C
Pts 38°C

(DÜNYA BABALAR GÜNÜ) VE BABALARIM!

A+
A-
18.06.2021
131

Bilindiği gibi yıl içinde Haziran aylarının üçüncü Pazar günü (DÜNYA BABALAR GÜNÜ) olarak kutlanır. Dolayısıyla önümüzdeki Pazar günü (DÜNYA BABALAR GÜNÜ)DÜR. Babalar Gününün ilk kez 19 Haziran 1910’da Washington’ın Spokane kentinde kutlandığı, o tarihten sonra da ABD’nin diğer eyaletlerine yayıldığı biliniyor. Babalar Gününün Resmi başlangıcını ise 1924 yılında, ABD Başkanı Calvin Coolidge yaptı ve bu girişimi desteklediğini halkına açıkladı. 1966 yılına gelindiğinde, o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar gününün (Babalar Günü) olarak kutlanacağını açıklayan bir bildirge yayınladı Ülkemizde 1980’li yılların sonlarına doğru kabul gören Babalar Günü, bu yıl da Haziran ayının üçüncü Pazar’ına denk gelen 20 Haziran 2021 günü kutlanacak.

Bu gibi kutlamaların, aslında tüketim ekonomisinin çarklarını döndürmek için uygulandıkları bilinen bir gerçektir. Nitekim Şehrimizde de Babalar Günü dolayısıyla mağazaların vitrinlerinin süslendiği ve bu güne özel sözde indirimler yapıldığı gibi etkinliklerle karşı karşıyayız.

Şunu belirteyim ki ben kendim, küçük yaşta yetim kaldığım için babamı hatırlamam. Babam Hüsnü ARITÜRK RAHMET-İ RAHMAN’A kavuştuğu zaman 18 aylık bir bebektim. Yani, öz Babama (BABA) diyebilmek gibi bir lüksüm, şansım ve sevincim olmadı. Bir başka deyişle BABA ELİ ÖPEMEYEN ÇOCUKLARDANIM! Babamı, 18 aylık bir bebekken yitirmiş olmama karşılık, (BABA) diye hitap ettiğim iki nur yüzlü sima vardı. Bunlardan biri Rahmetli Babamın Babası (Dedem) Hacı SALİH ÇETO’dur. (ARITÜRK) Diğeri ise Rahmetli Annemin Babası (Dedem) BABA HAYDER’DİR. (HAYDAR KILIÇÇIOĞLU)

Bu iki dedeme sadece ben değil, hatta aileleri olarak sadece bizler değil, bütün mahalleliler (BABA) derlerdi. Çünkü onların babalıkları tüm tanıdıklarına, özellikle de bulundukları mahalle hlkına şamildi. 60-70 yıl öncesinin Siirt Şehrinde her mahalleninin (BABA) olarak bildiği, kabul ettiği, saygıda kusur etmediği birileri vardı. Mahallenin babaları hükmünde olan bu gibiler, mahalle halkının bütün sorunlarıyla ilgilenir, dertleriyle dertlenir, çarelerini araştırır, küskünleri barıştırır, bekarları evlendirir, düğünler, taziyeler, onlara sorularak düzenlenirdi. Mahalle babaları sadece mahallelilere değil, hatta tüm hemşerilerine kol kanat geren, sofraları herkese açık, gönül ehli gerçek babalardı. Onlara herkes (BABA) diyerek hitap ettiği için olacak dedelerimiz olmalarına rağmen ben ve kardeşlerim de her iki dedemize de (BABA) diye hitap ederdik.

Babamın Babasını (HACI SALİH ÇETO) hayal meyal hatırlıyorum. Vefat ettiğinde 5-6 yaşlarındaydım. Annemin Babasını ise çok net şekilde anımsamaktayım. Vefat ettiğinde 15 yaşlarında bir gençtim.

Evet, öz babama (BABA) diyebilmek elini öpmek şansını bulamadım amma, ikisi de çok değerli, çok muhterem NUR YÜZLÜ DEDELERİMİ (BABA) bildim, onlara (BABA) dedim.

Annesiz, Babasız büyümek, gerçekten çok acı vericidir. Bilindiği gibi Babası ölmüş çocuklara (YETİM), annesi ölmüş çocuklara ise (ÖKSÜZ) denilir. Hem yetim, hem öksüz olmak ise acı üstüne acıdır. Bu bakımdan, Babalar Günü, Anneler Günü kutlanırken içim hep burkulur. Ellerini öpecekleri anneleri, babaları olmayan çocuklar aklıma gelir. Neyse ki, benim yine de ellerini öpeceğim bir annem vardı. Bu açıdan hem yetim, hem öksüz olanlara göre şanslıydım.

İnanır mısınız, babasız büyümenin acısını yaşamış, baba eli öpmeye hasret kalmış biri olarak, özellikle terör olaylarında şehit olanların arkalarında bıraktıkları çocuklarının durumuna herkesten çok üzüldüğümü fark ediyorum. Onlara ne verirseniz, veriniz babasızlığın yüklediği ağır yükü hafifletmiş olamazsınız. Bunun için babaları hayatta olan çocuklara diyorum ki, BABALARINIZIN KIYMETİNİ YETİM BÜYÜMÜŞ ÇOCUKLARA SORUNUZ! Tabii, ANNELERİN KIYMETİNİ DE ÖKSÜZ ÇOCUKLARA SORMAK LÂZIM!

Bu düşünceler içinde Babalar Gününü kutlarken yine de her üç BABAMIN DA (BABA bildiğim iki DEDEM ve elini öpmem nasip olmayan öz babam) AZİZ RUHLARINI FATİHALARLA TAZİZ EDİYOR, cümle babaların babalar gününü tebrik ediyor, babasız olmanın acısını yaşayan biri olarak, bütün çocuklara da hayatta olan babalarının kıymetlerini bilmelerini özellikle anımsatıyorum.

ANEKDOT

Dedem HACI SALİH ÇETO (ARITÜRK), Siirt’in muteber tüccarlarındandı. Halkın itimadını, sevgi ve saygısını kazanmış biriydi. Bankaların yaygın olmadığı, hatta, şehirde tek bir banka şubesinin bile bulunmadığı yıllarda, Siirt’in bankası gibiydi. Bir çok zenginler, dul kadınlar paralarını, ziynet eşyalarını yanında emanet olarak bırakırlardı.

“HELVACILAR ÇARŞISI” olarak bilinen yerdeki iş yerine bir gün hırsız veya hırsızlar girmişler. Gece yarısından sonra meydana gelen hırsızlık olayının kendisine iletilmesi üzerine büyük bir telâşla dükkânına giden Hacı Salih Çeto, kendisine ait çekmecedeki bütün paraların ve ziynet eşyalarının alındıklarını görmüş. Ama, aldırmamış. Onun asıl korktuğu, kendisinde emanet olarak bulunan paraların ve ziynet eşyalarının da çalınmış olabileceği endişesinden kaynaklanıyormuş.

Kendisinde emanet olarak verilmiş olan paraları ve ziynet eşyalarını daha gizli ve kolay-kolay bulunamayacak bir yere saklıyormuş. Emanetteki para ve ziynet eşyalarına hırsızların ulaşamadıklarını görünce rahat bir nefes almış. Hemen, bir tellal çıkartarak çarşıya salmış. Tellâl:

-Her ne kadar Hacı Salih Çeto’nun dükkânına hırsızlar girmişlerse de, emanet olarak kendisinde bulunan paralara ve ziynet eşyalarına dokunulmamıştır. Kimse telâş etmesin. Her kimin emaneti varsa, gitsin, emanetini alsın! diye çarşıları, sokakları gezerek, emanet sahiplerinin gereksiz telâşa düşmelerinin önüne geçmiş. Bu olaydan sonra da bütün emanetleri sahiplerine dağıtmış. Bir daha da emanet kabul etmemiş.

-“EMANETLER ÇALINDI MI” korku ve heyecanını bir daha yaşamak istemiyorum. Ya emanetler çalınmış olsaydı birilerinin “Acaba, emanetlerin üzerine yatmak için mi böyle bir dolap çevirdi” şeklinde düşünmeleri bile beni kahrederdi!” dermiş…

TAŞLAMA

BABA VAR, BABACIK VAR
BİR DE MAFYA BABASI
DÜNYA BABALAR GÜNÜ
BUGÜN VAR MI DAHASI
**
SÜLEYMAN DEMİREL’İN
LAKABI DA BABAYDI
ERDOĞAN’A “REİS” DER
ÜLKENİN YALAKASSI
**
MAFYA BABALARINDAN
TEHLİKELİ OLANLAR
KİM DİYE SORARSANIZ
DEVLETİ SOYAN ONLAR
**
BENİM ÜÇ BABAM VARDIR
ÖZ BABAMI GÖRMEDİM
HER İKİ DEDEM’E DE
GURURLA (BABA) DERDİM

BU İÇERİĞE TEPKİN NEDİR?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşüncelerinizi yazmak ister misiniz?x
()
x




Yozgat escort Erzincan escort Mardin escort Giresun escort Düzce escort Adıyaman escort Aksaray escort Burdur escort Kastamonu escort Kırklareli escort Amasya escort Sinop escort Bayburt escort Tokat escort Sivas escort Zonguldak escort Bilecik escort Karaman escort Adıyaman escort Aliağa escort Afşin escort Akdağmadeni escort Altınova escort Ağrı escort Arnavutköy escort Akhisar escort Alaplı escort Amasra escort Kars escort Altıeylül escort Afyon escort Amasya escort Karşıyaka escort Ankara escort