Dolar 8,6803
Euro 10,3507
Altın 500,69
BİST 1.409
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Siirt 33°C
Az Bulutlu
Siirt
33°C
Az Bulutlu
Cum 36°C
Cts 38°C
Paz 39°C
Pts 39°C

EN BÜYÜK HAYALİ “EVDE YEMEK OLSUN”

A+
A-
10.06.2021
124

Etkililer ve yetkililer, ülkede bütün vatandaşların karınlarının tok, sırtlarının pek olduğunu söyleyedursunlar, ekonomik sorunlar giderek zorlaşmakta, aç ve açıkta kalan insanların sayılarına sayılar eklenmektedir.

Türkiye’de açlık olduğunu veya aç olduklarını söyleyenlerin NANKÖRLÜK ettiklerini belirten etkililer ve yetkililer, muhalefete de çağrıda bulunarak, (Aç varsa, siz doyurun) diyebilmektedirler.
Muhalefete mensup belediyelerin ucuz ekmek, sıcak çorba dağıtmalarını bile engellediklerine tanık olduğumuz etkililer ve yetkililer, fakir yurttaşlar için toplanan paralaar el koymadılar mı!

Geçen günü TV kanallarından birini izlerken, sokakta gitar çalan 8-10 yaşlarında bir çocukla yapılan söyleşiye şahit oldum. TV muhabiri çocuğa (EN BÜYÜK HAYALİN NE) diye sorduğunda verdiği cevap gerçekten yürekler dağlayıcı. Çocuk, aynen şu cevabı veriyor:

(En büyük hayalim, eve gittiğimde yemek olması!) Milletimizin karnı tok, sırtı pek diyen ilgililer ve yetkililer, 8-10 yaşındaki bir çocuğu mahkum ettikleri hayeli bir düşünsüler, bakalım. Sokakta çalgı çalarak yardım toplamayı amaçlayan çocuk, en basitinden (büyünce ünlü bir gitarist olmak istiyorum) bile diyemiyor. En büyük hayalinin evine gittiğinde önüne konulacak sıcak bir kase çorba olduğuna vurgu yapıyor. Şüphesiz, bu çocuk gibi binlerce, onbinlerce çocuk var. Oysa bu yaştaki çocukların hayalleri, doktor, mühendis, pilot olmak gibi hayallerinin olması gerekmez mi!

Açlık, bu ülke insanlarının kaderi değildir. Adı Anadolu olan bu velüt topraklarda değil 83 milyon 830 milyon insana yetecek kadar zengin kaynaklar vardır. Ancak insanca, hakça olmayan bir paylaşımın sonucu olarak insanlarımız bu hallere düşürülmüştür.

Almanya’da çalışan bir dostum bir zamanlar bana şöyle söylemişti: “Türkiye’deki yolsuzluklar Almanya’da sadece 6 ay gerçekleşirse, ekonomisi batardı.” Meclis kürsüsünden dile getirilen durumlara bakıyoruz. Aylık maaşlarının toplamı 250 bin TL’yi bulan bürokratlar var. Yolsuzluklar sonucu yoksulluk dal-budak salmışken, birilerine milyar dolarlar peşkeş çekilmekte. İşsizlik ve yoksulluk yüzünden intihar vakaları geçmiş yıllara göre kat-kat artmış durumda. Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında ülkeyi soyup soğana çevirdiği iddia edilen bir BEŞLİ ÇETEDEN bahsediliyor. (Ateş olmayan yerden, duman çıkmaz) deyiminde olduğu gibi, bu söylentilerde gerçek payı olduğuna ister istemez inanmak durumunda kalıyoruz.

En büyük hayali (EVDE YEMEK OLSUN, BU YETER) diyen çocuk gibi, bu ülkede onbinlerce çocuk var. İşin gerçeği budur!

ANEKDOT

Kendilerini, Hazreti Ömer’in adaletini ikame ettikleri iddiasında olanlara ithaf olunmak üzere meşhur bir kıssayı dile getireceğiz.

Hazret-i Ömer halife olduktan sonra halkın yaşamını aynelyakin müşahade etmek için sık-sık yalnız başına Medine sokaklarında dolaşırmış. Yine öyle gezerken, geç bir saatte içinde ışık yanan bir çadır görmüş. çadırdakilerin yardıma ihtiyaçları olduğunu düşünerek hal hatır sormak için uğramış.

Bir de bakmış ki üç çocuk feryat figan ağlamakta. Ateşin başındaki yaşlı kadın ise içine taş doldurduğu kazanı karıştırıp durmakta. Hz. Ömer merak edip ne yaptığını sormuş.

Yaşlı kadın kederle cevap vermiş:
“Çocuklar aç. Onları yemek yapıyormuş gibi avutuyorum. Uykuları gelince bitkin düşüp ağlamayı kesecek ve uykuya dalacaklar diye umut ediyorum.”

Hz. Ömer sormuş: “Peki neden gidip Halife Ömer’e bu durumu bildirmedin? Belki yardımda bulunurdu. Nereden haberi olsun adamın bundan?” Kadın cevap vermiş: “Eğer Halife Ömer, şehrinde üç yetimin ağladığından habersiz ise o makamda niye oturup durur ki?”

TAŞLAMALAR

(EVDE YEMEK OLSUN)SA
BİR ÇOCUĞUN HAYALİ
SÖYLER MİSİNİZ KİMDE
BUNCA AÇIN VEBALİ

HAZRET-İ ÖMER İLE
KIYASLAR KENDİSİNİ
BÖYLE Mİ GETİRECEK
ÖMER ADALETİNİ

250 BİN MAAŞ
ALAN VARSA GERÇEKTE
BÖYLE BİR TAKSİMATI
KURT DA YAPMAZ ELBETTE

TENCEREDE TAŞ BİLE
KALMAMIŞTIR KAYNATAN
TAŞ KAYNATMAK İÇİN DE
PARA LAZIM DA ONDAN

BU İÇERİĞE TEPKİN NEDİR?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşüncelerinizi yazmak ister misiniz?x
()
x




Yozgat escort Erzincan escort Mardin escort Giresun escort Düzce escort Adıyaman escort Aksaray escort Burdur escort Kastamonu escort Kırklareli escort Amasya escort Sinop escort Bayburt escort Tokat escort Sivas escort Zonguldak escort Bilecik escort Karaman escort Adıyaman escort Aliağa escort Afşin escort Akdağmadeni escort Altınova escort Ağrı escort Arnavutköy escort Akhisar escort Alaplı escort Amasra escort Kars escort Altıeylül escort Afyon escort Amasya escort Karşıyaka escort Ankara escort